Bayram bitti, sanal alem boykotu sona erdi, sevin ve mutlu
ol sayın okur, sen de zaten dört gözle bugünü bekliyordun: ) Müthiş bir kitap
tanıtımı ile bayram şekeri kıvamında hediyem var sana. Mutlaka bu kitabı
edinmeli okumalısın. Uzun zaman önce kitapyurdu’ndan siparişlerim geldiğinde
hediye olarak gelmişti bu kitap. Okumaya fırsat bulamamıştım, yani sıra
gelmemişti anlayacağın üzere. Bu gece bu kitabın sırası gelmiş olabilir diye
okumaya karar verdim, ve başlamamla bitirmem bir oldu. Hemen bu kitaptan seni
de haberdar etmem gerekir diye düşündüm sayın okur, bugünün (bu gecenin!) işini
yarına bırakmamak adına. Garanti ediyorum sen de iki saat olmadan
bitireceksin ve hayatında, bakış açında, düşüncelerinde, kalbinde yepyeni
açılımlar olacak; hayatına daha olumlu bir yön vereceksin. Bugünlerde normalde
Üzülme isimli Aiz el-Karni’nin kitabını okuyorum. Öyle benzer noktalar yakaldım
ki iki kitap arasında.
genc-prensin-donusu-alejandro-guillermo-roemmersKitap
anladığınız üzere, anne-bebek gibi bir konu üzere değil ama daha da önemlisi
“insan” üzerine. İnsan olmanın nasıl bir şey olduğu ve olması gerektiği üzerine
şekillenmiş; böylece ruh dünyamızdaki pozitif gelişim ile daha bir insan olmak
bizi daha iyi bir anne olmaya da götürecek. Kitabı uzun uzun özetlemeyi ve
üzerine sayfalarca yazı yazmayı isterdim ama şu an en iyisi kitap içinden bazı
alıntılarla seni kitaba çekmek olacak sayın okur. Mutlaka edin, oku, kaçırma…
Y: Benim için hayaletler kalpsiz insanlardır.
P: Ben hayalet olmak istemiyorum. (dedi. Büyümenin doğuracağı
zorlukları her an daha yakından tanıyordu.)
Y: O zaman arzularına ihanet etme. Onları içine gömüp yitip
gitmelerine izin verme. Gerçek olanla istediklerini bir araya getirmeyi öğren.
Her zaman elinden gelenin en iyisini yap, yaptıklarınla ruhunu yansıt. Karşına
çıkan her insana içindeki tüm iyiliği sun, sevgini yansıt. … Çevreni
gülümsemeyle sarmanın tek yolu, senin gülümsemendir. Çevreni sevgiyle
kucaklamanın tek yolu ise, diğerlerini sevmektir. Çocukluğunda kendi
içine odaklanmış bir dönem yaşarsın, olguluğundaysa dünyan diğerlerine açılır.
İşte o zaman, kaprislerinden, sertliğinden, bencilliğinden sıyrılarak daha
soylu temelleri savunmanı sağlayacak fikirlere sarılmalısın. Kendini
sevmelisin, çünkü ancak bu şekilde başkalarını sevebilirsin.
—- Her seçim bir vazgeçiştir. Tüm değişiklikler aslında
arkada kendimizden bir şeyler bırakmamız anlamına gelir, yalnızca bu şekilde
büyür ve olgunlaşırız. Acıdan kaçamasak da, yaşadığımız tecrübelerin ruhumuzu
zenginleştirdiğini biliriz . Gereksiz olanları kendimizden yavaş yavaş
uzaklaştırarak, yalnızca gerekli olanlarla yetinmeyi öğreniriz. Tıpkı kutsal
yolculuklarında ruhlarındaki fazlalıkların farkındalığına ulaşan hacı adayları
gibi…
Kitaptan alıntı yapmaya kalksam sanırım bütün kitabı yazmak
zorunda kalırdım. Bu nedenle kitabı sen al ve oku sayın okur, yolda bulduğu
Genç Prensi arabasına alarak ona bir şeyler öğretme çabasında iken aslında
ondan çok şey öğrenen adamın kurguladığı bu hikayede eminim sen de kendinden
çok şeyler bulacaksın…
Kitabı hediye göndererek tanışma imkanı sunduğu için de
kitapyurdu’na ne kadar teşekkür etsem az…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder